GECENİN YALNIZLIĞINDA YUŞA TEPESİ…

  • 27 Şubat 2014
  • 3.406 kez görüntülendi.

Ruh ikizini aramanın trend  olduğu günümüzde, mekanla ruhun bütünleşme şansına kaç kişi erişmiştir bilinmez ama mekanın dünya ve ahiret mutluluğu üzerinde önemli bir etken olduğu bilinmektedir.

Öyle mekânlar vardır ki ruh ikizinize benzer. Mimarideki proporsiyon –tenasüp uyumu gibi ruhunuzla uyum sağlar, ruhunuza iyi gelir. Yuşa tepesi bu uyumu hissedeceğiniz nadide mekânlardan biridir. Yıllar önce gündüz tecrübe ettiğim bu mekânı geçen hafta gece de gezme şansım oldum. Böyle mekânları beden gözüyle seyretmek bir yana gecenin zifiri karanlığında gönül gözüyle seyretmek ayrı bir haz veriyor. Gece, yalnızlık ve Yuşa tepesi….

muhterem3

Gece yarısını bir kenara bırakmış, öteki yarısında Üsküdar sahilinden başlayarak, Beykoz sırtlarına kadar denizi, mehtabı, iki boğaz köprüsünü seyrederek Yuşa tepesine doğru yol almaya devam ettik. Büyük çınar ağaçlarının gölgesi size ulaşacağınız mekanın büyüklüğü ile ilgili bazı tüyoları kulağınıza fısıldar gibidir.

Sahil boyu yol aldığınızda gördüğünüz ve göreceğiniz manzaralar İstanbul siluetinden  en nefis ve en tefekkürlük manzaralardır. İstanbul’un en yüksek tepelerinden birine tırmandığınızda boğaz ve deniz ayaklarınızın altına serildiğini görme ve anlama şansınız olacaktır. Doğa, tarih, kültür ve maneviyat tatmak isteyenler için eşsiz bir mekan ‘Yuşa Tepesi’.

Mekanın büyüklüğü Hz. Yuşa’ya atfedilen mezarın büyüklüğüyle birlikte tam bir uyum sağlamaktadır.17 metre uzunluğunda ki bu mezar Kur’anda adı geçen peygamberlerden Hz. Yuşa’ya ait olduğu sanılmaktadır. Mezarın büyüklüğü ile ilgili farklı rivayetler bulunmaktadır. Bir rivayete göre bu mezarın büyüklüğü Hz. Yuşa’ya duyulan sevgi ve saygıdan kaynaklanmaktadır. Bir rivayete göre ise Hz. Yuşa’nın nerede yattığı tam olarak kestirilememiş ve belki isabet eder maksadıyla büyük tutulmuştur.

Yuşa Kabir

Beykoz ilçesinde İstanbul’un denize en yakın ve en yüksek tepesinde, mevcut bu büyük kabir dışında başka yapılarda mevcuttur. Sade yapılı camiinin kesin tarihçesi bilinmemekle birlikte III. Osman dönemine tarihlenmektedir. Geçirdiği yangın ve depremlerle yapı çok tahrip olmuştur. Kargir duvarlı, kırma çatılı bu küçük yapı Sultan Abdülaziz döneminde restorasyon geçirmiştir.

Günümüzde ise kültür evi, kütüphane ve şadırvanın da bulunduğu mekanlar bulunmaktadır.

Yuşa tepesinde de karşımıza çıkan bir sorun burada belirtmekte fayda vardır. Türbelerden medet umma… Maalesef günümüzde sıkça görülen bu durumdur. Türbelere bakış açısının oldukça ‘sakat’ olması, medet ve dilek temennisi şekline bürünmesi toplumsal bir yara olarak karşımızda durmaktadır. Kanaatimizce doğru olan yüce yaratıcıya dua ve tefekkür olmalıdır. Bu kaygıyla olsa gerek III. Selim döneminde buralarda mevlit okunması yasaklanmıştır.

Muhterem gezi1

Kocaman çınar ağaçlarındaki kuş evleri, rüzgarla beraber zikreden ağaç dalları ruhunuza çok farklı bir dinginlik katacaktır. Görünmez yaralardan ve ruha ağırlık yapan günahlardan  kurtulup gecenin zikrine ve cezbesine katılma duygusu tüm zihnini kaplamışken ayrılık vakti gelmişti. Muhteşem İstanbul manzaralarını seyrederek Yuşa tepesinden ayrıldık. Yuşa Tepesi: ruh istirahati arayanlar için ideal bir mekan.

Elif GÜR

Sanat Tarihçi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
domain