GÜLNAR’A BİR BAKIŞ

  • 27 Ocak 2014
  • 1.816 kez görüntülendi.

Gülnar, Toroslar’ın doruğunda 950 m. yükseklikte oksijen deposu, temiz havası ve bozulmamış vahşi doğasıyla İçel’in ilçelerinden biridir. 1200’lü yıllara uzanan bir tarihi geçmişi var buranın. Yahşi Bey’in kızı Gülnar Hatun’un adı verilmiş buraya. Eski adı Anaypazarı. Gö­çebe halkın yayla-sahil yolculuklan sırasında mal satıp aldıkları bir sosyal mekanmış burası. Bu nedenle Anaypazarı imiş adı.

Gül ile narın çok yetişmesi ve ünlü olması da Gülnar adının veril­mesinde etkilidir.

menekşe

Menekşe Mağarası

Eski kervan yolunun geçtiği bir yerleşim yeri burası…

Methederler Karaman’ın elini

Köprüsü yok geçemedim selini

Kervan Yaylası’nı Perçem Bel’ini

Lale sümbül bürüsün de gidelim

Bu dörtlükte Karacaoğlan’ın sözünü ettiği “Perçem Beli” Gül­nar’ın Demirözü (Hortu) Köyü sınırları içindedir.

Ünlü ressam, araştırmacı yazar Fikret Otyam, bir röportajında:

“Kazdığın her yer taş, kaya; nereye dokunsan taş çıkmakta. Adı üs­tünde Taşeli Platosu” (Otyam, 2001: 203) diye buradan söz etmiştir. Burada düzlük araziye çok seyrek rastlandığı gibi kayalar, taşlar ara­sında küçük alanlar bile oldukça taşlıktır. Halkının büyük çoğunluğu çiftçilik ve hayvancılık yapan ilçede, bu tarlalardan verimli ürün ala­bilmek için büyük uğraş verilir. Buğdayın yanında çok ünlü olan no­hut üretimi yapılır. Teknolojinin nimetlerinden çok az yararlanılır, arazi engebeli olduğu için. Bu yöre, kıl keçisinin öz yurdudur adeta. Dere tepe, dağ bayır tam ona göredir.

Su Değirmeni

Su Değirmeni

Akdeniz Bölgesi’nde olmasına karşın kış sert geçer burada. Poy­raz bazen öyle sert eser ki, binaların çatısı dayanamaz onun gücüne. İnsanlar, poyrazın etkisiyle yolda güçlükle yürürler böyle zamanlar­da. Çocuklar daha bir korkar uçuracak diye onlan. Buna karşın çok sağlıklı bir havası vardır.

Kışın, çıplak görünümlü meyve ağaçları baharla birlikte gelin ol­ma yarışma girerler. İşte Gülnar, o zaman, yani baharda güzeldir. Her yer, bahçesinde çiçek açmış gelinlerle süslüdür. Bunlar, yaklaşan yaz mevsiminin bol meyveli olacağının habercisidir. Ama ansızın kopan bir poyraz, bu çiçekleri dökebilir. Tüm olumsuzluklara karşın direnen meyve ağaçları, badem ve kirazIa merhaba der yaz mevsimine. Ar­dından diğerleri gelir.

Katran Ormanı

Katran Ormanı

Yazına diyecek yoktur doğrusu Gülnar’ın. Baharda süslenmiş ge­linler, bu kez rengarenk giysilerle gelirler pazara. Kiraz, erik, kayısı, şeftali, elma, dut, armut. .. Sebze-meyvelerin her çeşidini ilk elden ta­zecik alıp yeme şansınız vardır. Ancak bunlar sadece pazarda satılır, başka türlü değerlendirme olanağı yoktur çünkü. Yaz sıcağında taze­liğini yitirmeden, çürümeden satılmasını sağlamak çok zordur. Birço­ğu satılamadığı için tarlada çürür ya da manavda kalır. Oysa meyve suyu, konserve imalathaneleri olsa halkın tarıma ilgisi daha da arta­bilir.

Süt, yoğurt, peynir, yumurta bol ve tazedir burada. Ama bunları değerlendirme ve pazarlarna sıkıntısı yaşıyor Gülnarlı. Besili hayvan­ların lezzetli etini yiyenler, sindirİmi kolaylaştıran suyunu içtiklerin­de kısa zamanda acıkırlar. Burası sessiz, kent gürültüsünden, karma­şasından uzak, huzur veren bir yayla. Eğer Hortu Gölleri’ne, Gezen­de Barajı’na, Ilısu Şelalesi’ne, Bardat Pazarı’na. Menekşe Mağarası’na, Zeyne’ye giderseniz; yeşilin her tonunu görebilirsiniz.

Ağustos ile birlikte güz mevsiminin habercisi poyraz başlar esme­ye. Gülnarlı da işi çabuk tutmak zorundadır. Bağdaki üzümler kesile­cek, kurutulacaktır. Kuru üzüm deyip geçmeyin. Siyah üzüm kesil­dikten sonra, temiz bez yaygılara salkımı ile serilir kuruması için. Be­yaz üzüm ise dayanıklı olsun diye özel bir işlemden geçirilerek kuru­tulur. Kurutulan üzüm salkımları kalburdan geçirilip savrulur ve her üzüm tanesi tek tek ayıklanır. Gülnarlı hanımlar,bu mevsimde evlerin damında   ya da rüzgar alan bir mekanda günlerce. bu işle uğraşır­lar. Bu arada güz   yağmurları, insanların korkulu rüyasıdır. Geceleyin ansızın bastıran yağmur,   tüm insanların dam başlarına, avlulara uy­kulu ve telaşlı koşturmasına yol   açar.

pekmez

Güzün bir de pekmez kaynatma işi vardır. Gecenin ayazında bağ­lardan   yayılan keskin şıra kokusu genzinize yayılır. O gece insanlar sabaha değin   şırahanede (şıhrana) pekmez tavasının başındadır. Üret­mek, üretken olmak ne   güzeldir. Ama insan alınterinin bedelini de al­mak ister doğal olarak. Bağdaki   üzümü taze iken satmak için pazar bulamazsınız. Komisyoncu bin bir nazla   alır, ne fiyat biçerse kabul­lenmek zorundasınız. Paranızı da peşin   alamazsınız çoğu kez. Ne za­man ödeyecekse kabullenirsiniz. Kuru üzüm ve  pekmezi de satmak için alıcı ararsınız. Emeğinizin bedelini alamadığınız için   bağınızı, tarlanızı elden çıkarmayı bile düşünürsünüz. Bahar mevsiminde de   bağların taze yaprakları salamura için hazırdır. Halk kendi yöntemi ile   bunları salamura yapar, kendi çabasıyla satmaya çalışır. Pek çok bağda   yapraklar, değerlendirilmeyi beklerken gazel olur.

Gülnar’da okuma yazma oranı 95. İçel’in ilçeleri içinde bu yö­nüyle   en önde. Ekilebilir alanın sınırlı oluşu, ürünlerin pazar, alıcı bu­lamaması,   halkın gelir düzeyini olumsuz etkilemekte. Bu nedenle Gülnarlı, kurtuluşu   çocuğunu okutmakta bulmuş. Her evde yükse­köğrenim yapmış en az bir kişi   bulabilirsiniz. Üniversiteyi bitirenler de; “Doğduğum yerde değil, doyduğum   yerde” örneği, yurdun çeşit­li yerlerine görev yapmak için giderler.

yemek

Gülnar’da işsizlik nedeniyle göç olgusu yoğun bir şekilde yaşan­makta.   Gülnarlı, işsiz çocuğunu işe yerleştirebilmek için siyasetçiden medet umar durumda yıllardır.

Cumhuriyet kurulalı beri Mecliste milletvekili göndermiş Gülnar­lı,   bazen iki tane. Ama ne acıdır ki, İçel’in ilçeleri içinde kalkınmada en geri   olanı da yine Gülnar.

Burada hayvanlardan sağlanan yün, kıl değerlendirilip kilim, hey­be, çul yapılmakta. Ama alıcı bulamıyor Gülnarlı kadınlar. Birçok güzelliklerimiz gibi bu da tarihe karışacak yakında.İçerde bir bölge olması nedeniyle sosyal değişikliklere kapalıdır; yenilikleri kolayca benimsemek istemez Gülnarlı. Burada sosyal ya­şantı da yok denecek kadar azdır. Bu yüzden dışardan gelen memur­ların hemen kaçıp kurtulmak istedikleri bir ilçe konumundadır Gülnar.
buğday

Bu güzel doğanın, temiz havanın ve suyun değerlendirilerek yay­la turizmine açılmasını, iş alanlarının yapılmasını bekliyor Gülnarlı.

Yurdun çeşitli yörelerinde çalışan, yaşayan Gülnarlılar ilçelerine vefa borçlarını ödemeliler, diye düşünüyorum.

Standarda uygun yolları, yaylaya gelenlerin konaklayabileceği bakımlı otelleri, yararlanabilecekleri temiz lokantaları, parkıarı olan, pek çok kişinin yaşamak isteyeceği çağdaş bir Gülnar özlemi ve dileğiyle.

Saadet BİLİR

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
domain