ÜŞÜYEN SEVDALARIN ŞEHRİ SİVAS

  • 23 Ocak 2014
  • 2.297 kez görüntülendi.

Bir şehri gezmek, senin şehirde iz bırakman değil de  o şehrin sende iz bırakması demektir. Üşüyen sevdaların, sevdalıların şehri Sivas’ı düşünmekse hayatımın bir dönemini orada geçirdiğim için bir başka benim için.

Sivas il sınırlarına girdiğim anda söylemeye başlar dilim “Hacel obasını engin mi sandın?Ayağında potini var zengin mi sandın?Her olur olmazı dengin mi sandın? Ay da geçti göremedim ben seni…”

İkliminin soğuğu dillere düşedursun, bu yazıya üşüyen sevdalıların şehri dememin bir sebebi de Aşık Veysel’ dir. İstisnasız herkesin bir yanına hitap eden dizeleri belki de… Hangimiz uzun ince bir yolda değil ki? Hangimiz bir hayalin peşinde dolanıp durmadık? Hangimiz onun dizelerinden kendimize pay çıkarmadık.“Gine mi ağladın kirpikler nemli” diye yalnızlığımıza seslenen bir aşığın memleketidir Sivas.

aşık veysel

Görmek isteyene açar güzelliklerini. Kalabalığı değil ama insanlığı bulursun o topraklarda.Kuraklıkta yeşilliğin kıymetini, imkansızlıkta imkanın kıymetini, soğuğunda sıcağın kıymetini bulursun. Samimiyeti, yardımseverliği, Anadolu ruhunu bulursun. Divriği’de iner nefes nefese varırsın Divriği Camisine. Bin yıllık tarihi, desenleri, mimarisini incelersin, orada ki yaşanmışlıkları hayal edersin, resim çekersin, poz verirsin. Sonra acıkırsın ilçenin içinde ismini bile hatırlamayacağın küçük bir lokanta da yiyebileceğin en leziz tas kebabını yersin. Biraz daha geç kalsan sınırlı sayıda yapıldığından kalmayacağını söylediklerinde daha bir mutlu ayrılırsın lokantadan. İlçenin içinden geçen Çaltı Suyu’nu izlemek için manzara ararsın. Şirin bir park bulursun. Çayın üstünde ki köprülerden geçen trenlere bakar ne güzel manzara dersin ve Kangal’ a doğru düşersin yola.

Çaltı Çayı

Çaltı Çayı

Kangal’ın nesi meşhurdur diye sorulsa korkunç görüntüsünün altında ki sadıklığı ve sevecenliğiyle Kangal Köpeği derim herhalde. Yavruları bile oldukça pahalı ya da meraklısı olmadığım için pahalı buldum. Şifa niyetine gidenlerin sayısı da az değildir sanırım. Ben bizzat denemesem de denenilebilecek en farklı tedavi yöntemlerinden biri bu ilçede. Sedef ya da sebebi keşfedilmemiş cilt sorunlarınıza minik balıklar gelip dokunuyor. İlginç tarafı sadece hastalıklı bölgeye geliyorlar ve tedavileri sonuç veriyor mu bilmiyorum ama umut verdiği kesin hastalara…

Çifte Minareli Medrese

Çifte Minareli Medrese

Sivas merkezde de sanki Erzurum’la iklim kardeşliğini isim benzerliği ile devam ettiren Çifte Minareli Medrese karşılar sizi. Mimarisini keşfettikten sonra avlusunda sohbet edip, çay bile içebilirsiniz. Hediyelik gerçek kemikten yapılan bir tarakla, sağlam bir bıçakla çıkabilirsiniz hediyelik eşya satan dükkanlardan.  Gezmeye değer tarihi eserler ve cadde aynı yerde oluşuyla gezinizi tamamlamak bir günde biter. Sivas Kongresinin yapıldığı, bağımsızlığımızın en sağlam temellerinin atıldığı kongre müzesi de bu cadde üzerindedir. Orda ki il temsilcilerini görünce nereliyseniz o milletvekilinin adını gördüğünüzde heyecanlanır duygulanırsınız. Müzede ki diğer eserler de o günlere alır götürü sizi. Kongre salonunda o kararlılığı hisseder, o kararları duyarsınız“Mili sınırlar içerisinde vatan bir bütündür, bölünemez. Manda ve himaye kabul edilemez. Milli iradeyi hakim kılmak esastır…”

Gemerek Şelalesi

Gemerek Şelalesi

Şarkışla’ nın barajı Aşık Veysel ‘in şiirleri, Gemerek’in Sızır şelalesi, Zara ‘nın balı, Suşehri’nin havası ama en önemlisi Sivas’ ı keşfetmek iyi gelecek size. Yolunuz üstündeyse düşünmeyin muhakkak uğrayın demesi benden gezmesi sizden. Gezi anılarınız bol olsun…

Seda YILMAZ BÜYÜKCİĞER

Seda YILMAZ BÜYÜKCİĞER

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
domain